Her şey Haziran ayının 27. Cuma gününün (1 Muharrem) akşamüstü başladı. Tanıdık bir ses "Mehmet D. işin yoksa gel bir gezelim" dedi "Gel bir gezelim", yani dükkanın sağına soluna bakalım, "Burayı niye böyle yaptırdın", "Şurayı niye böyle yaptırmadın", "Orayı yaptıracaksan pazarlık et", "Bak bakayım kaç amper çekiyor". Bu benim son beş senelik rutinim. Bazı zaman haftada bir, bazı zaman on beş günde bir, alışkınım, hatta bu "Gel bir gezelim"ler bana çok şeyler kattı, ama o gün hem çok sıcak bir gündü, hem de bütün hafta eksik personalla dükkan döndürmeye uğraştığımdan zaten gergindim. Bilen bilir, ben çabuk gerilirim, sinirlenmem, içime atarım.
"Gel bir gezelim" faslı bittikten sonra farklı departmandaki arkadaşımın yanında bir çuvara içip kendi çöplüğüme dönerken gözlerimin kararıp başımın döndüğünü hissettim. Mevcut olduğunu bildiğim tansiyon cihazını rica edip kan basıncımı kontrol ettiğimde 16-11 civarı bir değer gördüm. Ben düştü diye tahmin ediyordum, bilakis çıkmıştı. Yanımda bulunanlar pek inanmadılar, maşinkanın yanlış olduğunu düşünerek genç bir arkadaşın blutdruck'una da bakalım dediler. Bu genç arkadaşın blutdrucuk'u gayet normaldi.
Yine bilen bilir ki ben hastaneye gitmeyi hiç sevmem, o yüzden gitmedim. Akşam eve geldim, köpek gezdirip yemek yemek ve sonra tekrar köpek gezdirmek ve daha sonra yatmak şeklindeki nizamımı sürdürdüm. Dün tekrar bir tansiyon ölçüm deneyimimiz oldu, netice yine benzerdi. Belki bizim dükkandaki maşinka yanlış ölçüyordur diyerek bir de eczanede ölçüm deneyimledim, eczanedeki maşinka iki puan kadar daha az netice verdi. Kıymetli bir dostumun kardiyolog babasının tavsiyesiyle eczaneden bir ilaç satın alsam da şu ana kadar içmedim. Bugün kendimi daha iyi hissediyorum.
Yaşım 40'a, sorana 40 diyecek kadar, yaklaştı. Hiçbir zaman 50-60 yıl yaşayacağımı düşünmedim. Birçok tercihimi de bu öngörüme göre yaptım. Galiba doğru yapmışım.
Uzatmak istemiyorum. İnşallah ciddi bir şeyim yoktur, bütün bu olan yorgunluk ve stresten kaynaklıdır ve geçicidir. Öyle olsun, olmasın. İşin varacağı son raddede sorulacak soruları "Ederiz" ve "Helal olsun" şeklinde cevaplamaktan imtina edecek insan pek yoktur sanıyorum. Bu da bir rahatlık.
TTK
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.