Merhaba sevgili karilerim. Ne yaptınız? Ben aynı. Bugün benim bilhassa son bir-iki aydır canımı sıkan sorular hakkında sizlerle dertleşmek istiyorum, "Kaç yaşında?", "Bayağı yaşlı galiba?"
Evet, benim itim olan Rudi Reis 14,5 yaşında. İki senedir kulakları hemen hemen hiç duymuyor. Gözleri de katarakt sebebiyle artık eskisi kadar iyi görmüyor ama amcamın 13 yaşındaki itiyle mukayese edildiğinde Reiscan'ın gözleri şahin kıvamında, amcamınki yolda yürürken ağaca falan çarpıyor.
Reiscan'ın takriben son altı aydır arka ayakları çok zayıfladı, artık gerçekten zor yürüyor. Uzay teknesine çıkabilse de yatağıma çıkamıyor, arabaya binemiyor, kaldırmam gerekiyor. Bazen yürürken yahut ayağa kalkarken dengesini kaybediyor, düşüyor.
Son bir senede zannedersem üç kez hiç ayağa kalkamadığı oldu, bir ağrı kesici alınca yarım saat, kırk beş dakika içerisinde kendine geliyor, düzeliyor.
Son sekiz senedir kendisiyle ilgilenen veteriner hekimimiz bile "Mehmet D, gittiği yere kadar, bir şey yapsam başka yeri bozulacak" diyor.
İki-üç sene görüşmeyip de bir şekilde bayram, seyran veya başka bir şey sebebiyle görüştüğüm herkes "Köpek yaşıyor mu?" diye soruyor. Yakın arkadaşlarıma söylediğim gibi, o sanki bunu soranların inadına yaşıyor.
Evet, Ruud artık çok yaşlı. 10 Kasım'a kadar yaşarsa -ki pek ümidim yok- on beş seneyi tamamlamış olacak. Peki bu on beş senede neler yaşadı?
Bu on beş senede sadece iki kez pet otelinde kaldı, biri 2014'de benim askerlik yemin törenim sırasında iki gün bir de 2019'du galiba, anamın İstanbul'da olmadığı benim de şehir dışına kalacak yerimiz olur mu olmaz mı belli olmayan bir meçhule gittiğimde. Onun dışında bu on beş sene boyunca ben yoksam bile ya anamın ya da bebekliğinden beri tanıdığı bir-iki kişinin yanında kaldı.
2018 Mart ayında çok ağır bir diskospondilit geçirdi, tam bir ay doğru düzgün ayağa kalkamadı. Her sabah uyandığımda ve her akşam eve dönerken onu ölü bulma korkusuyla yaşadım. İnanılmaz bir şekilde birlikte şehir dışına gideceğimiz sabah sapasağlam ayağa kalktı, on gün güzel bir tatil yapmış oldu.
2020 Mayıs ayında sol arka bacağından bir kitle alındı, neyse ki bazal hücre karsinomu çıktı. Yedi senedir düzenli olarak glukozamin, bu arka bacaklarında kas kaybı başladığından beri de L-carnitine alıyor. Neredeyse on senedir fasılalı olsa dahi (arada almayı unutuyorum) balık yağı eksik olmuyor. Ben kendime bu kadar bakmıyorum.
Yıllar geçti işte, o da yaşlandı, ben de yaşlandım. Evet, yaşlı kendisi. Bir it yaşı yedi insan yaşı derler, bu hesapla Reiscan 100'ün üzerinde. Evet hâlen yaşıyor. L koltuğun bir tarafına o kafasını koyuyor, bir tarafına ben, bazen kafa kafaya uyuyoruz. Bacakları ağrımıyorken mutlu olduğuna eminim, onun için dünyanın en önemli şeyi hâlen tenis topu bulmak.
İfade etmek isterim ki o gayet güzel yaşadı. Benim en güzel zamanlarıma da, en bitik zamanlarıma da sessizce şahitlik etti. Benim yirmi üç yaşında bir itten otuz sekiz yaşında bir bıkkına geçişimin her anına şahit oldu.
Bu it bu yaşına kadar yaşadı. Bence güzel de yaşadı. Tanrı teâlâdan niyazım daha da yaşasın. Yaşlı o, evet, yaşlı ve evet, yaşıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.