11 Mayıs 2026 Pazartesi

Verimsiz bir izolasyon, tatsız bir yalnızlık, rayihasız bir bahar...

    

    Merhaba sevgili karilerim, nasılsınız? Beni sorarsanız kısmen aynı. Günlerin iyice uzadığı Mayıs aylarında benim aklıma çocukluğumdan, ergenliğimden, gençliğimden hatıralar gelir. Bu güzel hatıralardan yıllar geçtikçe insan uzaklaşıyor tabii ama bu sene bir başka uzağım. Rudim yok.

    Yılbaşından hemen sonraydı galiba, babaannemi bir yerden bir yere götürüyordum, arabada bana biraz nasihatte bulundu, "Sanat için soyunurum diyenler normalde ne kadar giyinikse ben de insanlardan o kadar uzağım" diyesim geldi de demedim. Sonra onun nasihatlerini kısmen dinleyerek hafta sonları tebdil-i mekana başladım ama hiçbir şeyin eski tadı yok, zamanında düzenli yaptığım bir şeyi tekrar yapmaya başlayınca o zamana dönmüyorum.

    Ne bileyim, beş sene evvel alköl batağına saplanmıştım, iki sene evvel beş vakit namaza başlamıştım, böyle yeni bir şey lazım. Rudim olsaydı en azından çıkar yürürdük. Ya hiçbir şey olmasa yaz dönemi dükkanda denetleme telaşı olurdu bende, onu da bu sene erkene aldılar, koca bir yaz var önümde bomboş, amaçsız. Oktay Rifat'ın Koca Bir Yaz diye şiir kitabı vardı galiba, çocukken okumuştum. Şimdiki şiir zevkimle bakınca bok gibiymiş. Bir iş var bakıyım bu yaz onu halledersem belirli bir rahatlama yaşarım diye tahmin ediyorum. O iş olursa en azından mağaram belli olur. Hayatıma bir amaç gelir.

    Bu arada amatör telsiz lisansımı A sınıfına yükselttim. TA2**D artık. Radyomun geçtiği istasyonlara selamlar. 73.

    Amaaaaaan, alayının amınakoyum.